ÇAĞRI... HER DEM ÇAĞRIM

 


Okumak için tıklayınız...

 

 

 

 

Üye Girişi

 

 

Haber Listesi

Haber listemize kaydolarak tüm yeniliklerimizden haberdar olabilirsiniz.

 

Taşkın Tuna

Gönül Kapısı

Elif Sönmezışık

Kelimeler ve Endişeler

H.Nurcan Yazıcı

Karınca Kararınca

Ebru Dilek Karahasan

Ayak izleri

Safiye Abdullahoğlu

Tuzlu Kahve

Ahmet Musaoğlu

İnsanın Gerçeği

"BABALAR AĞLAMASIN."(!!!!!!!!!!!!!!!)
23.06.2010

Kocaman bir ülkenin bu kaçıncısı!
Kaçıncı babanın sessiz çığlığı!
Ben utandım babalardan, analardan, boynu bükük geride kalanlardan, bayrağa sarılı tabutlardan...
Ve ülkemin geleceği o gencecik fidanlardan. Ya siz?

Babalar gününü kutladınız değil mi? Nasıldı? Ne hediye geldi?
Çocuklarınızla dolu dolu yaşarken o anı ve güzellikleri, kim bilir neler hissettiniz!
Sizin gözyaşlarınız mutluluktandı, değil mi?

Peki, ya Mehmet'imin babasına gelen hediye(!) bir baba olarak size gelseydi, neler hissederdiniz! Hadi bir düşünün şimdi.

Her zaman dağ gibiydi de bir tek evlat acısı onu çökertti.
Omuzları düştü önce, sonra bağı çözüldü, büküldü dizleri.
Sanki parmak uçlarına inmişti yüreği.
Kulaklarına vurunca Mehmet'ine gelen mermimin sesi.
Ona malum mu olmuştu, ne?
Yoksa her geceki kâbusumuydu, oğlu askere gideli.

Maalesef haber taze haber gerçek!
Ona, babalar gününde hediye;
"Başın sağ olsun baba, oğlun Şehit oldu, vatan uğruna."

Acı, bağrına inen yumruk gibiydi... ateşi o kadar büyüktü ki, sardı, kardı, onu bir avuç toprakla bıraktı.
İnancı vardı , "Şehit babası" ayağa kalktı...
Vakur, düşünceli uzun uzun baktı da dedi ki,"Vatan sağ olsun."

Hep ona düşer değil mi gururun resmi.
Gururda da gözyaşı yoktur ya ağlamayacaktır.
Bir yükte öyle biner üstüne, "baba" gözyaşlarını saklayacaktır.
O yüzden mi diyorlar, sadece "Analar ağlamasın!"

Sanıyorlar babalar taş'tır.
Bilmiyorlar ki, Babalar ağlıyor hem de ne ağlıyor...
Sevdiklerini kaybettiklerinde, güçlerinin yetmediği o umarsız dönülmez noktada, isyanları sel olup da akar yüreklerinde.
" Nefesimden bir nefesçik versem şehidime ne olur. " diye diye...
Ağıtlar boğazında düğümleniyor da, sessizliği ondandır...
Elinden kayıp giden yiğidine.

Kendiyle kalır, acısı kendi kendine.
Hep omuz olmuştur da; istemeyi bilmez, bir omuz, bir ortak derdine.

Uzaklaşıp giderler "ağlayan" hallerini saklamak için, sessizce.
Kıyamet anı yaşar da, konuşmak için(!)yalnız kalmayı bekler, babalar.


Babalar da ağlıyor, biliniz. Artık "Analar Ağlamasın!" derken, onları da ekleyiniz(!!!!!!!)

 

Nurcan YAZICI

 

 

yucekul050@hotmail.com

 

 

 


Yorum Yaz

  •  [ değiştir ]

                                                                      Ana Sayfa  Eserler   Yazar Hakkında   Basın Galerisi    Forum    Ziyaretçi Defter        Sunum İzle       İletişim