Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Mirac Gecesi Cehennemi gösterdiler, çoğunun kadın olduğunu gördüm." (Tirmizi) dedi biliyorsunuz ki! Bu kadınların cehennemlik olduğu anlamına gelmiyor elbette. Buradan biz kadınların çıkartması gereken ciddi dersler ve ibretler var! Aynı Peygamber (s.a.v.) "Cennet anaların ayağı altındadır." (Tirmizi) da diyor. Bu ne demektir, kişi cenneti de hak edebilir cehennemi de...
Erkeklerin hepsi cennetlik midir? Bilemeyiz, Allahuvalem... Konumuz zaten erkekler değil, biz kadınlar! Öz eleştiri yapmanın vaktidir artık! Neden biz kadınlar cehennemde çoğunluktayız? Neden? Hiç düşündünüz mü bir kadın mı daha uyanıktır yoksa bir erkek mi? Bir kadın mı daha cin fikirlidir, yoksa bir erkek mi? Ben çok düşünmeden hemen buldum:) Kadınlar daha cin fikirlidir. Bunun bilimsel bir açıklaması da var. Kadınların hormon yapısı ile erkeklerin ki tür sayısı açısından farklıdır. Kadınların ortalama 150 bin tür hormonu var iken erkeklerin ortalama hormon sayısı 50 bindir. İnsanlar hormon tür sayısı nisbetinde bakış açısı geliştirebilirler. Doğal olarak kadınlar; kırk tane tilkiyi, aynı anda, kırkının da kuyruğu birbirine değmeyecek şekilde dolaştırabilirler. Bu tilkiler iyiliğe hizmet ederse ne âlâ, yok etmezse de vah \ vay halimize!
Kayınpeder - damat kavgasını ben çok nadir duyarım ve bu tür problemlere şahit olurum. Gelin görün ki gelin ve kayınvalide çatışması ise neredeyse her evde karşımıza bir şekilde çıkıyor. Bu gelin ve kayınvalidenin cinsiyeti nedir peki?! Durun siz söylemeden ben söyleyeyim:) KADIN!
Kadınlar ne zaman tehlikelidir?
Kadınlar, nefsi emmare düzeyindeyken en tehlikeli dönemlerini yaşarlar. Sürekli alış veriş yapmak isterler. En popüler onlar olmalıdır. Kendilerinden başka bir kadının ön plana geçmesini hazedemezler. Her istedikleri hem de hemen yapılmalıdır... Daha başka bir şeyler eklememe gerek var mı? Bence yok... Bunların hepsi bir çocukta olan özelliklerdir. Nefsi emmare de zaten nefsin çocukluk evresidir. Yaş kaç olursa olsun kişi kendisini eğitmez ise çocukluktan kurtulamıyor maalesef ki! Hele bir de yaş ilerledikçe tecrübeler de artıyor, nefsin en çılgın ve en deli çağı bu tecrübelerle daha da şeytani boyuta geçiyor. Durdurabilene aşk olsun! Azmış, gözü dönmüş, dünyevi hırsları olan... kadının şerrinden sana sığınırım Rabbim! Bu duayı emin olun çok içten yapıyorum bir kadın olarak. Bir kadını ancak bir kadın anlayabilir çünkü:)
Ne günlerdi:(
Bu yollardan ben de geçtim ve emin olun bu süre içerisinde o hallerimden nefret ettim:) Hedeflerinize ulaşmak için yapamayacağınız şirretlik ve hasetlik yok bu dönemde. Heva ve hevesleriniz sizi kasıp kavuruyor. Bunlara ulaşma arzusu gözünüzü bürüyor ve her şey mübah oluveriyor bir anda...
Kadın tam kapasite çalışmalı
Kişi nefsini terbiye etmezse bu azgınlık kalıcı hale gelebiliyor. Bu kalıcılık da sizi cehenneme götürebiliyor (Allah muhafaza) Biz kadınların boş bırakılmaması şart! Neden mi? Kadın çalışmalı, mücadele etmeli, zorluklar görmeli... Enerjisi ve kapasitesi çok çünkü... Bu kapasite tam zamanlı ve randımanlı kullanılmazsa şayet bu sefer kadının o muhteşem aklı şeytanlığa çalışıyor! Gelinini, kocasını, eltisini, iş arkadaşını kıskanıyor. Ben bilirim ki öz annesini kıskanan koskoca kadınlar var! Bir gün seminerde bir bayanın sorusu aynen şöyle idi: "Çocuğuma annem bakıyor ve oğlum annemi daha çok sevmeye başladı. Ben bunu istemiyorum, beni sevmesini istiyorum..." Pes yani! İnsan hadi kayınvalidesini kıskansın diyeceğim üzülerek ama öz anne de kıskanılır mı Ya Hu! Kıskançlık, haset, fesat... Bunların hepsi şeytani kavramlardır ve şeytanın yeri cehennemdir! Şeytani hasletleri üzerinde barındırmak isteyenler el kaldırsın!
Rollere kaptırmayalım
Neyi alıp veremiyoruz ki halbuki! İster kadın olalım ister erkek, ister anne olalım ister baba, ister kardeş olalım ister arkadaş... ne olursak olalım tüm bu rolleri kıyametin kopmasıyla birlikte bu dünyada bırakacağız, bir daha dönmemek üzere... Geçici kavramlara bağlanmak nefsi emmarenin işidir. Acemi nefs, terbiyesiz nefs...
Nefs terbiyesi şart
Tam zamanlı, kapasiteli çalışma şart dedim. Bunu nefs terbiyesiyle şöyle özdeşleştireceğim; Bir ağaç dalı düşünün, bu dalı eğmeye çalışın, kırılacaktır ama bu dalı ateşe tutun o vakit rahatlıkla eğdiğiniz göreceksiniz. Biz kadınların da ateşe tutulması gerekiyor:) Beş dakika dahi boş kalmamalıyız. Aksi halde zekâmızı şeytani yollara kullanma ihtimalimiz artar. Meşgaleler arttıkça da kişinin olgunlaşması doğru orantılı olarak artacaktır. Nefs terbiye oldukça da eğilecektir.
Az uyku, az konuşma, az yeme
Görüyor ve duyuyorum ki kadınlar çok ama çoooookkk konuşuyor. Emin olun bir kadın olmama rağmen bu durum beni rahatsız ediyor. Az söz çok iş olması gerekir halbuki. Lafla peynir gemisi yürümez. İlla konuşacaksak da Hak için Hak Dava'da konuşmalıyız. Aksi halde boş lakırdılarla geçen, bir günü diğer gününe denk olan bir ömür bizi bekler.
Erkekler suçlu!
Kadın değil miyim işte:) İlla kendimizi aklayacağım sonuçta:) Kızlarımızı, hanımlarımızı, annelerimizi, kız kardeşlerimizi... çalıştırmıyoruz. Aman kadın çalışmasın yoksa başımıza ahkâm kesilir! Sanki çalışmayınca kesilmiyor:) Hem de öyle bir kesiliyor ki başını kimse alamıyor! Çalışmaktan kastım illa fiili dışarıda çalışmak değil. Ki namusuyla olduktan sonra o da neden olmasın! Çalışmaktan, çalıştırmaktan kastım; bir kadının şu beş alanda meşgul edilmesi: Meslek, sanat, sosyallik, spor ve eğitim. Bu alanlarda mutlaka kadınların dörtnala koşması gerekir. Aksi halde mevcut enerjilerini kayınvalidelerini, gelinlerini... Kıskanarak geçirirler ve kendileri cehenneme gitmekle kalmayıp bu hayatı da size cehennem ederler. Akıllı, işini bilen... Erkek hanımını meşgul eder... Benden söylemesi:)
Efser SELÂMET



